Partilerin Meclisi, gidilecek köyün minarelerini işaret eder.

Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Savaşan Kıbrıs Tv’de Ali Baturay’ın sunduğu Markaj programına katılarak turizm ve siyasetle ilgili görüşlerini anlattı.

İnsanlar siyasetle ilgilenmese de siyasetin insanlarla ilgilendiğini vurgulayan Ahmet Savaşan, siyasetin, sadece bireylerin değil toplumların, ülkelerin ve bütün insanlığın kaderini çizdiğini ve Dünya’nın dengesini belirlediği söyledi.

Siyasetin menfaat için yapıldığı algısı siyasete olan güveni sarstı…

Ulusal Birlik Partisi’nin bu gün yapılacak Kurultayı’nda Lefkoşa’dan Parti Meclisi Üyesi adayı olan Ahmet Savaşan, siyasetin menfaat için yapıldığı algısının siyasete olan güveni sarstığını ve bu algının yıkılması için partilerin meclislerine seçilen üyelere, millet vekillerine, bakanlara, siyasi kadrolardaki bütün kişilere önemli görevler düştüğünün altını çizdi.

Üyelerimiz en iyi hizmeti vereceğine inandığı başkan adayı ile meclis üyelerini seçecektir…

Pati Meclislerinin, kendi partileri ile ülke insanları için hayatın her alanına yönelik siyaset üretme noktasında son derece önemli görevleri bulunduğunu ifade eden Ahmet Savaşan, partilerin meclislerine, milletvekillerine ve kadrolarına bakıldığında, o siyasi partinin ülkeyi götürebileceği köyün minarelerini görmenin mümkün olduğunu söyledi. “Bu gün yapılacak olan aile içi bir seçimdir. Hizmet yarışıdır. Burada kaybeden kazanan olmaz. Seçilenler parti meclisinde, seçilemeyenler ise partinin diğer organları veya komitelerinde görev alacaktır. Hedef ortaktır, hedef çağdaş ve günün ihtiyaçlarını karşılayan politikaların üretilmesine katkı koymaktır. Bütün aday arkadaşlarımız birer değerdir. Üyelerimiz partimize ve ülkemize en iyi hizmet edeceğine inandığı başkanı ve parti meclisi üyelerini seçecektir” ifadelerini kullandı.

Dış ticaret açığımızı turizmle kapatıyoruz…

Gerek Kuzey Kıbrıs’a gelen turist sayısı, gerekse de yaratılan katmadeğere bakıldığında Kuzey Kıbrıs’ın turizmden önemli bir pay aldığının görüldüğüne de işaret eden Yrd. Doç. Dr. Ahmet Savaşan, “KKTC’nin toplam döviz gelirlerinin yarısına yakını turizmden elde ediliyor. Ülkemizdeki turizm gelirleri (700 milyon USD) ile eğitim turizmi kapsamında elde edilen gelirlerin (700 milyon USD) toplamı 1.4 Milyar USD civarındadır. Bu rakam da KKTC’nin dış ticaret açığını karşılıyor” diye konuştu.

Turizm hareketleri  1 milyar 235 milyon kişiyi aştı…

2017 yılında uluslararası turizm hareketlerinin Dünya’da yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen artış gösterdiğini anlatan Savaşan, uluslararası turizm hareketlerinin  1 milyar 235 milyon kişiyi aştığını söyledi.  Seyahat ve turizm endüstrisinin Dünya’da ekonomik gelişmede ve istihdam sağlamada ana bileşenlerden biri olduğunun altını çizen Savaşan, seyahat ve turizm endüstrisinin Dünya genelinde doğrudan 2.3 trilyon Amerikan Dolarından fazla katkıda bulunduğunu, 109 milyon kişiye iş sağladığını ifade etti. Dolaylı ve uyarılmış katkısı da dikkate alındığında endüstrinin katkısı 7.6 trilyon Amerikan Dolarını ve sağladığı iş imkanın da 292 milyonu bulduğunu söyledi.

Sürdürülebilir turizm evrensel bir amaçtır…

Sürdürülebilir turizmin bir ülkede turizm ve seyahatleri tüm ülkeye ve 12 aya yaymada, doğal, tarihsel ve kültürel mirasın korunup geliştirilerek gelecek nesillere de sunulmasında tek yol olduğunu da anlatan Savaşan “artık iyice anlaşılmıştır ki, turizm etkinliği sırasında zarar gören doğal, tarihsel ve kültürel değerler tek bir ulusun, tek bir ülkenin değil, tüm insanlığın malıdır. Bu nedenle sürdürülebilir turizm ülkesel, bölgesel değil, evrensel bir amaçtır” diye konuştu.

Kaynakları gezegenin sunabileceklerinin sınırlarını bilerek tüketmeliyiz…

Başta turizmde olmak üzere hayatın her alanında sürdürülebilirliğin ancak sağlıklı bir çevrede mümkün olabileceğinin altını çizen Savaşan, Dünya’nın sağlıklı geleceğinin kaynakları gezegenin sunabileceklerinin sınırlarını bilerek tüketmekten geçtiğini ifade etti.

Seyahat sağlığı koruyor…

Günümüzde insanların seyahati bir lüks olarak görmediğini, tam tersine sağlıklarını korumak için gerekli gördüklerini ifade eden Ahmet Savaşan, “zamanın çok kıymetli olduğu çağımızda insanların seyahat dönemlerini her geçen gün biraz daha fazla; sigarayı bırakmak, forma girmek ve detoks (özellikle teknoloji detoksu), yoga-meditasyon gibi ruhu ve bedeni iyileştiren yöntemlerle şifa bulmak için kullandıklarına dikkat çekti.

Yavaş ve ekolojik olan her şeye büyük ilgi var…

Yaşadığımız dünyanın git gide yok olduğunu artık üretimden tatile kadar yapılan her şeye özen gösterilmesi gerektiğinin herkes tarafından fark edildiğini söyleyen Savaşan, bunun da dünyada seyahat dahil, yavaş ve ekolojik olan her şeye büyük ilgi uyandırdığını belirtti.

Turizmde bilgi teknolojilerinin kullanılması kaçınılmaz…

Küresel ekonomide her şeyin hızla değiştiği ve yenilendiği bir ortamda sektörel bazda olduğu gibi işletmelerin de faaliyetlerini başarılı bir şekilde yürütebilmeleri için mevcut değişimlere uyum sağlamaları gerektiğinin altını çizen Ahmet Savaşan, turizm sektöründeki işletmelerin, sürdürülebilir anlamda başarı elde edebilmeleri ve faaliyetleri verimli olarak sürdürebilmeleri için yeni ekonominin temeli olan bilgi teknolojilerini işletmelerinde kullanmaları ve her türlü yenilik temelli gelişmelerle bezenmeleri kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu söyledi.

Turizmde 3 S, 3 E’ye dönüşmüştür…

Turizm işletmelerinin hizmet sektörü içinde yer aldığını söyleyen Savaşan, hizmet alanların da insanlar olduğunu belirtti. “Her türlü gelişmeyi, ilerlemeyi insana hizmet için, refah edinmeye yönelik insanlar başlatmaktadır. Turizm sektörünün bu değişimin dışında kalması neredeyse imkansızdır. Turistik ürün çeşitliliği 3-S ( sea-sand-sun= deniz-kum-güneş) ile geleneksel olarak başlamış fakat günümüzde 3-E’ye (exciting-educational-entertainment= heyecan verici- eğitici-eğlendirici) dönüşmüştür” dedi.

Hem seyahat hem de sağlık trendi artacak…

Her şeyde olduğu gibi turizmdeki trendlerde de değişimler olduğunu ifade eden Ahmet Savaşan, yeni profilin farklı insanlarla tanışıp konuşmanın, yeni kültürler keşfetmenin, dünyayı dolaşırken öğrenmenin, kısacası ‘gezgin’leşmenin peşinde” olduğunu anlattı. Günümüz insanlarının yoğun iş ve şehir yaşamında kaybettikleri sağlıklarını; güzellik, bakım kürleri, masaj, aromaterapi, fitness, yoga ve pilates içeren, doğaya ve kendine dönüş kamplarında tekrar kazanmaya çalıştıklarını anlatan Ahmet Savaşan, son yıllarda sağlık turizminin revaçta olduğunu söyledi. Savaşan ayrıca yapılan pek çok çalışmada önümüzdeki yıllarda hem seyahat hem de sağlık trendinin daha da çok önem kazanacağını belirtti.

Gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı…

Günümüzde sağlığını geliştirmek, sağlığını korumak veya geri kazanmak amacıyla sağlık hizmeti almak ve bunun yanı sıra, tatil unsurlarını da sağlık hizmeti alım sürecinde kullanmak için başka ülkeye giden insan sayısının 30 milyonu aştığını söyleyen Ahmet Savaşan, büyüklüğü milyarlarca dolar olan bu sektörden daha fazla pay alabilmek ve KKTC’deki turizm gelirlerini çoğaltarak ülke içi katmadeğeri artırmak için siyasi otoritenin sağlık turizmini ana turizm türlerinden biri olarak gerçek anlamda kabullenmesi gerektiğini söyledi. Savaşan son olarak ülkede Sağlık Turizmi’nin gelişmesi için Türkiye’de olduğu gibi bu alanın teşviklendirilmesi, denetlenmesi ve gereken yasal düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.